Blog

BLOG


2001’den 2010’a giderken

Yazan : Ceyhun Göcenoğlu 29 Aralık 2009 Salı

Yıl 2001 senesiydi AIESEC adlı öğrenci organizasyonunda çalışırken yaz döneminde Mor Çatı’dan, ÇEKÜL’e, Bilişim Vakfı’ndan Teknoloji Geliştirme Vakfi’na geniş bir çerçevede 40’tan farklı sivil toplum kuruluşuyla görüşmüş, bu kurumlarla kalkınma hedefleri konusunda neler yapabileceğimizi tartışmıştım, bu süreçte farkına vardım ki sivil toplum da devletin yetemediği kalkınma çabalarında eksik kalıyordu. Işte Kurumsal Sosyal Sorumluluk tanımıyla o zaman tanıştım. Özel sektör’ün kalkınma çabalarına katkılarıydı benim için KSS.
 
Bu dönem sonrasında birçok proje bana heyecan verdi. Metro Grubunun TEMA ile işbirliği sonucunda Bursa’nın Ericek köyünde yapmış olduğu çalışma, İpek Kağıt tarafından hijyen konusunda ilkokullarda verilen eğitimler, Teknosa’nın Eğitim Akademisi, Kelkit’te organik tarım içinn Aydın Doğan Vakfı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ortaklığı, HSBC’nin Mikro Kredi çalışmaları, Koç Holding’in Meslek Liseleri konusunda ciddi çalışmalar yapması, Sütaş’ın Sözleşmeli Üretici proje ve işletmecilik destekleri, hep bana heyecan veren ve geleceğe umutla bakmamı teşvik eden KSS uygulamaları oldu.
 
2001’den peki 2010’dan sonra neler heyecanlandırıyor? Biraz daha odaklanıyorum artık kalkınma konusuna.
 
Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin işsizlik haritası çıkartıldı özellikle SamsunAdana hattının doğusundaki bölgede işsizlik son derece yüksek. Bu hem büyük kentlere göçü arttırken hem de sosyal sorunların temelinde oluşturuyor. Daha da önemlisi, iş demek sadece bireylere ekonomik güç kazandıran bir etkinlik değil aynı zamanda bireylere hayatlarına bir anlam veren bir güç demek. Dolayısıyla bireyleri meslek sahibi yapan, onları hayata bağlayan iş imkanlarının sağlanması önemli.
 
Bu çerçevede meslek eğitimi en önemli araç olarak gözükürken, yaratıcı sektörler de veya farklı bir tanımı içerse de kültür endüstrisi de sektör bağlamında buna destek verecek en ciddi sektör. Bunun sebebi 2010 yılında sadece dünya çapındaki yaratıcı sektörün bir alt endüstrisi olan dijital sektörün 10 trilyon dolarlık bir pastaya sahip olması değil ama aynı zamanda ismindeki yaratıcılık kavramının temelini oluşturan yeni dizaynlar ve inovasyonun sorgulayan, farklı bakabilen nesillerin yetişmesi için de bir platform sağlaması bu sektöre olan ilgimi kuvvetlendirmekte.
 
İklim Değişikliği ve bu çerçevede hayatımıza giren yenilenebilir enerji ise hayatımızın bir parçası, geri dönüşüm ürünlerinin kullanılması, organik tarımın yaygınlaştırılması ise hayallerimizi gerçekleştirmek için bizlere daha iyi çevre ve enerji katacak.
 
Ancak elbette tüm bunların gerçekleşmesi için ise yeni bir düşünce tarzına ve farklı anlayışlara ve kültürlere saygıyı temel almamız düşünce ve yaklaşımlarımızda birçok değişime gitmemiz de gerekiyor.
 
İnanıyorum ki Sosyo - Ekonomik ve Kültürel Kalkınmanın temelini bu başlıklar ile şekillenecek, ve toplumlarımızın refahı ve kalkınması için temel bir rol oynayacaklar.
 





TAGS



EN ÇOK OKUNANLAR

  • 2001’den 2010’a giderken

    Yazan : Ceyhun Göcenoğlu
    29 Aralık 2009 Salı
  • Open for Discussion?

    Yazan : Jonathan Ballantine
    5 Ekim 2009 Pazartesi
  • Where to Start?

    Yazan : Serra Titiz
    1 Ocak 2015 Perşembe
  • Enron’dan Volkswagen’e İş, Etik ve Sürdürülebilirlik

    Yazan : İzel Levi Coşkun Mazars & Denge Yönetim Kurulu Üyesi
    22 Aralık 2015 Salı