Blog

BLOG


Bir Sosyal Girişimcilik Hikayesi

Yazan : Serra Titiz 1 Ocak 2015 Perşembe

2003'ten beri Türkiye'de farklı sivil toplum örgütlerinde gençler, kadınlar ve mesleki gruplarla birlikte çalıştım. Bu süreçte sahada ihtiyaçları gözlemleme, onların çözümü için projeler geliştirme fırsatım oldu. Diğer yandan bu projeler için işbirlikleri geliştirme ve kaynak yaratma çalışmaları yürüttüm. Sivil toplumda sahada çalışmanın yanı sıra yönetimde yer aldım. Böylece sivil alanı pek çok açıdan tanıma imkanım oldu.

Edindiğim tecrübe, çevre ve tespit ettiğim ihtiyaca cevap verebileceğime dair inancım bana cesaret verdi ve Eylül 2007'de Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlığı şirketini kurdum. Toplumsal sorunların çözümünde, var olan kaynaklarla ihtiyaçların buluşturulduğu, işbirlikleri ve yaratıcı yöntemlerle çarpan etkisi yaratan modellerin geliştirildiği bir yapıya ihtiyaç vardı ve aklımdaki modelin işleyebileceğini düşünüyordum.

Kurumların (özel sektör şirketleri, sivil toplum örgütleri, kamu kurumları, eğitim kurumları, uluslararası organizasyonlar) sorumluluklarının bilincine varmaları, daha şeffaf ve sürdürülebilir şekilde yönetilmeleri ve kaynaklarını toplumsal sorunların çözümü için mobilize etmelerini sağlayacak bir model... Öyle bir model ki "kolektif etki" yaratmaya vesile olacak ve yalnız Türkiye'nin değil, dünyanın sürdürülebilir kalkınmasına hizmet edecek...

Modelin kendisi kar amacı gütmeyeceği gibi, yapacağı tüm işler de toplumsal fayda için olmalıydı. 3 ana alanda faaliyet gösterecek ve alanlar birbiriyle konuşacak ve birbirine destek vererek daha geniş sosyal etki yaratacaktı. Geliştireceğimiz modeller bu 3 başlıkta toplanacaktı:
1. Sorumlu Özel Sektör
2. Sürdürülebilir ve Şeffaf Sivil Toplum
3. Sosyal İnovasyon

Bu formatı öngörürken, tek bir alana odaklanmam konusunda ısrar etmişti çevrem bana. Bense hep direttim, hiçbirinden vazgeçmek istemedim, hepsini birlikte ele alırsak, hepsine dokunarak modeller yaratırsak fark yaratacaktık. Ve kendimiz kurum olarak da bir model oluşturmuş olacaktık.

Bugün (Ağustos 2013) itibariyle neredeyse 6 sene oldu Mikado'yu kuralı...

Türkiye'de sosyal girişimciliği destekleyen altyapıların olmaması ve bu yaklaşımın çok yeni olması süreci zorlaştırdı. Zor oldu ama oldu! :)

Pek çok firmayla, sivil toplum örgütüyle, eğitim kurumuyla, kamu ortaklıkları da oluşturarak modeller geliştirdik.

Geliştirdiğimiz modeller sürdürülebilir yapılara dönüşerek kendi kendilerine yaygınlaşmaya başladı bile. Buna en güzel örnek Gelecek Daha Net gençlik platformumuz. Kendi imkanlarımızla ve desteklerle yürüttüğümüz projemiz Mikado bünyesinde gelişti, Mikado'nun ekosistemi içinde büyüdü ve şimdi artık kendi alanına ihtiyaç duyuyor. Ve Gelecek Daha Net bu sene itibariyle kendi ayrı girişimini oluşturuyor olacak.

Sosyal girişimci olmak amacında değildim ben. Sosyal girişimciliğin ne olduğunu 2008 yılında ilk kez duydum. Ve yaptıklarım bu kapsama girer mi acaba diye sorguladım. Zaman içinde konuyla ilgili bilgim arttıkça bir sosyal girişimci olduğuma inandım. Dünya çapında sosyal girişimcileri destekleyen Ashoka'nın üyesi olarak da seçildim çok yakın zamanda.

Amacım içimdeki dürtüye cevap vererek topluma katkı sağlayacak ve kendimi en iyi ifade edebileceğim girişimi başlatmaktı. Başlatmakla kalmayıp kendimi içinde yaşar buldum!

Sosyal girişimciliğin bir süreç olduğuna inanıyorum. Birdenbire olunan birşey değil bu. Ve her sosyal girişimcinin yolculuğunun kendine özel öğeler barındırdığı düşünüyorum.

Benim yolculuğumda yolumdan şaşmamamı sağlayan, beni besleyen ve güçlü kılan şeyleri düşününce aşağıdaki liste oluştu. Bu listeyi birebir örneklerle ilişkilendirince de anlamlı bir yol haritasına dönüştüğünü hissettim ve paylaşmak istedim.

Sosyal girişimcilik yolculuğumda fark ettiklerim:

Kendini Tanımak
Güçlü bir karakterdim ama sosyal girişimcilikte işimi zorlaştırabilecek zayıf yanlarım vardı: sabırsızdım, duygusaldım. Bir sosyal girişimin devamlılığını sağlamak için önemli olabilecek pazarlama ve kar odaklı strateji geliştirme yetim yetersizdi.
Öte yandan insan ilişkilerim kuvvetliydi benim, pozitif biriydim, sistemli çalışıyordum, sonuç odaklıydım; olayları, kişileri ve kurumları ilişkilendiriyor ortaya işbirlikleri çıkarmayı becerebiliyordum. Sivil toplumda gençlik ve kadın konularında saha deneyimim vardı ve yönetim becerilerim gelişmişti. Bu yanlarımdan cesaret alarak ve diğer yanlarımı da zaman içinde geliştirerek yolculuğuma devam ettim.

Sorunu İyi Tanımlamak
Sosyal girişimcinin hedef alacağı sorunu iyi bilmesi ve gerçekten fayda sağlayacağını araştırarak bilinçli bir şekilde çözüm önermesi girişimin başarısında önem taşıyor. Mikado'nun yapısı, ürettiği çözümler, geliştirdiği program ve projeler sahadan öğrendiklerim ve sürekli öğrenmeye ve gelişime açık olmak sayesinde oluştu ve olmaya da devam ediyor.
Sorunun altında yatan nedenleri araştırmaya başladıkça ve derine indikçe çözümler de çıkmaya başlıyor. Çözümün kendi içinden çıkması da uygulanabilirlik ve sürdürülebilirliği sağlıyor. Gelecek Daha Net buna iyi bir örnek olabilir. Çünkü proje gençlerin ihtiyaçlarından doğdu, zaman içinde sorunun iki tarafında yer alan gençler ve profesyoneller projeye hem hizmet eder ve hem faydalanır hale geldiler. (www.gelecekdaha.net)

Doğru Ekip
İlk günden itibaren yanımda doğru insanlar oldu. Onlarla birlikte geliştirdik ve büyüttük girişimimizi. Zaman içinde ekip büyüdü ve Mikado hayatımızı anlamlı kıldığımız ortak alanımız haline geldi. Aynı bakış açısında ve değerlere sahip insanlara birlikte olmak güç verdi bana. Yalnızlık duygumun azalmasına yardımcı oldu.
Çünkü bu yolculukta özde yalnızsınız, bazen çok stratejik kararları tek başınıza vermek durumunda kalıyorsunuz. Yanınızda danışabileceğiniz güvendiğiniz kişilerin olması zorluğun üstesinden gelmenize yardımcı oluyor.

Sürekli Gelişim
Girişimin faaliyet alanı ve ilgi alanıyla ilgili yenilikleri ve gündemi takip ettim hep, eğitimler almaya çabaladım, burslar buldum, benzer konularda çalışan uluslararası kişi ve kurumlarla iletişime geçip bağlantılar kurdum, pek çok konuda ilk uygulamaları başlatmamız bu sayede oldu.
Her sene en az bir eğitime katılmak hedeflerimden biridir. Hiçbir zaman öğrenebileceklerimizin biteceğini düşünmüyorum. Her öğrendiğim yeni şeyin var olan bilgime eklenmesiyle uzmanlıkların derinlik kazandığına inanıyorum.

Büyük Resmi Görmek
İşin sınırları içinde kalmadım hiç. Yapılan çalışmaların başka alanlarla ilişkisini kurmaya çalıştım hep. Dar alanda paslaşmadım hiç, geniş açılı baktım ve böylece alanımızın kapsamı ve yarattığı etki de büyüdü. Nerede duruyoruz, yaptıklarımız nereye gidebilir, bu şekilde sürekli sorguluyoruz kendimizi.
Bir de, küçük bir adımın nasıl bir direkt ve dolaylı etkiler yaratabileceğini yaşayarak gözlemleyince yaptığınız işin değerini daha da fazla anlıyorsunuz sanırım.

İçgüdüye Güvenmek ve Duruş
Güvenebileceğiniz insanlara danışmak, fikir almak önemli ama içten gelen sese de güvenmek gerektiğini düşündüm hep. İçten gelen ses kuvvetliyse onun peşinden gitmeye değer...
Bazen fırsat olabilecek durumlarla karşılaştığım oluyor, ancak konuyla ilgili olumsuz bir ses geliyorsa içerden o işe girmemeye çalışıyorum. Olumsuz duyguyu bertaraf edecek güçlü tezler çıkabilirse durum değişebilir tabii ki ama hiç başıma gelmedi açıkçası!
İnandığım değerlerden, eşitlikçi ve kapsayıcı yaklaşımdan hiç ödün vermedim. Hem bireysel hem de kurum olarak tutarlı olmanın, söylemlerle davranışların birbirini desteklemesinin pek çok pazarlama çalışmasından daha değerli olduğuna inandım hep.

Esneklik ve Organik Büyüme
Sosyal bir girişim nabız tutmayı iyi bilmeli. Yapılan çalışmalar ihtiyaçlara ne kadar cevap veriyor sürekli değerlendirmeli. Yeni ihtiyaçlara nasıl çözümler üretilebileceği üzerinden girişimin büyüme stratejisini planlamalı. Biz bunu yapıyoruz. İhtiyaçlara ve taleplere göre içeriklerimizi yeniden düzenliyoruz, yeni programlar başlatıyoruz.
Ayrıca, sosyal girişimcilikte esneklik çok önemli. Her an her türlü duruma kendinizi uyarlamanız gerekiyor.
Bu sene içinde Amerika'da uzun bir süre kalarak bizimle benzer işler yapan kişi ve kurumlarla görüştüm. Onların konuları nasıl ele aldıklarını, nasıl araçlar geliştirdiklerini, kendilerini nasıl ifade ettiklerini gözlemledim. Ve farkettim ki Mikado'nun da artık ikinci fazına geçmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde ekip olarak yeni bir yapılanma modeline geçmek üzere çalışmaya başladık bile!

Paylaşmak
Tüm sosyal girişimler için geçerli olduğunu düşündüğüm bir özellik bu. Amaç toplumsal fayda yaratmak olduğuna göre yapılan çalışmaların maksimum paylaşılması önemli. Kendine saklamanın işin doğasına aykırı olduğu bir alan sosyal girişimcilik. Bu dünyada "kopyalamak serbest"! :) tabii hak yememek ve bilgilendirmek gerekiyor. Etik dışı davranışa da hayır!
Sektörün gelişmesi ve daha fazla insanın ve kurumun sosyal inovasyon alanına girmesini teşvik etmek için güncel ve faydalı belge ve bilgi paylaşıyoruz; proaktif bir şekilde projeler geliştiriyoruz. İş Dünyasında İnsan Hakları Kapasite Geliştirme Programımız gibi. Bu projeye şirketler birlikte katılıyorlar, birbirlerinden öğreniyorlar. Proje sonunda (Eylül 2013) da geliştirilen iyi uygulamalar kamuoyuyla paylaşılıyor olacak. (www.haklimisiniz.org)

İşbirliği
Hiçbir sosyal girişim her konuya hakim olup, tüm sorunlara cevap veremez. Bu nedenle işbirliğine açık olmak çok önemli. Pek çok projemizde konularında uzman sivil toplum örgütleri, eğitim kurumları ve şirketleri devreye sokarak iş ortaklığı yapıyoruz. Yapılan çalışmalarda kurumların uzmanlıklarını birleştirip ortak işler yürütmelerinin toplumsal etkisi daha fazla oluyor...
Pek çok projemize sivil toplum örgütleri, uluslararası ve kamu kurumlarını dahil ediyoruz, toplumsal değişimin ancak bu şekilde olabileceğine inanıyoruz. Çelikel Eğitim Vakfı için geliştirdiğimiz Geniş Açı Yaratıcı Gelişim Programı başarılı bir işbirliği modeli oldu. Program, öğrenci, öğretmen ve velilerin kişisel ve profesyonel gelişimine yönelik eğitim, atölye, seminer ve meslek sohbetlerini kapsıyor. Vakıf tüm uygulama okullarının bulunduğu illerde kurduğu Yerel Danışma Kurullarıyla eğitim müfredatını o yerelin ilgili üniversite, STK ve eğitim kurumlarıyla yani yerel kaynaklarıyla hayata geçiriyor. Böylece yerel kapasite kullanılmış ve sürdürülebilirlik sağlanmış oluyor.

Vazgeçmemek
Zorluklarla karşılaştıkça yaratıcı olmak durumunda kalabiliyorsunuz. Herşey girişiminizden vazgeçmemek için! Düzenli gelir yaratmaya 4üncü yılımıza geçerken başlayabildik. Yani ilk üç yıl sürekli bir gelecek endişesi taşıyordum. Başka projelerde de çalışarak ve gelir kaynakları yaratarak Mikado'yu ayakta tutmak durumunda kaldım.
İlk seneden sonraki 3,5 sene bir ofisimiz yoktu. Yine de, ofissiz bir formatta ama çok profesyonel ve tutarlı bir şekilde yürüttük işlerimizi. Son 2 senedir kendi ofisimizde olmaktan mutluluk duyuyoruz ve değerinin çok iyi farkındayız :)





TAGS



EN ÇOK OKUNANLAR

  • 2001’den 2010’a giderken

    Yazan : Ceyhun Göcenoğlu
    29 Aralık 2009 Salı
  • Open for Discussion?

    Yazan : Jonathan Ballantine
    5 Ekim 2009 Pazartesi
  • Where to Start?

    Yazan : Serra Titiz
    1 Ocak 2015 Perşembe
  • The Long Tail of Corporate Social Responsibility

    Yazan : Wayne Visser
    7 Ağustos 2009 Cuma